Yerel Haberci
Hava Durumu
Arşiv
Gazete Manşetleri
RSS Beslemeleri
Linkler
AnaSayfam Yap
Sık Kullanlanlara Ekle
Bize Ulaşın
Ana Sayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Linkler

Ali İhsan Erdenilgen

Amputelerimizin büyük başarısı, A Milli Takımımız ve Lucescu

Ali İhsan Erdenilgen Kimdir ?

Başta Türkiye A Milli Takımımız olmak üzere, (Beşiktaş hariç) tüm kulüp takımlarımızın Avrupalı rakipleri karşısında adeta tel, tel döküldüğü noktada, futbolda asıl başarı Türkiye Ampute Milli Takımı'ndan geldi.

Avrupa'da yaşadığımız hüsranı bizleri unutturan, milletimizi sevince boğan, her biri birer ayrı kahraman olan Ampute Milli Takımımız, 4 - 9 Ekim 2017 tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası'nda büyük başarıya imza attı. Ampute Milli Takımımız final maçında İngiltere ile karşı karşıya geldi. Olağanüstü bir performansla birlikte yüreklerinide ortaya koyarak finale gelene kadar gol dahi yemeyen İngiltere'yi 2-1 yenerek Avrupa Şampiyonu oldu.

Ampute Millilerimiz bugüne kadar birçok başarıya imza attı: Ukrayna'daki 2004 Avrupa Şampiyonası 2., Brezilya'daki 2005 Dünya Şampiyonası'nda 5., Antalya'daki 2007 Dünya Şampiyonası'nda 3., yine Antalya'daki 2008 Avrupa Şampiyonası 2., Arjantin'deki 2010 Dünya Kupası 3., Rusya'daki 2012 Dünya Kupası 3., Meksika'daki 2014 Dünya Kupası 3., ve son olarak 2017'de İstanbul'da Avrupa Şampiyonu!

Amputeler bu başarılara imza atarken takımda, prim tartışması ve beklentisi yoktu. Ego yoktu. Kapris yoktu. Var olan tek şey vatan ve millet sevgisiydi.

Tüm Türkiye gibi ben de Ampute Futbol Milli Takımımızı can-ı gönülden kutlarım. Helal olsun.

Gelelim A Milli Takımımıza ve Mircea Lucescu'ya!

Türk Milli Takımımız 89 yıllık tarihinde daha önce Dünya Kupası finallerinde sadece 2 kez yer aldı.
Son olarak Dünya Kupası 2018 elemelerinde çıkma şansı yüksek olan (I) grubunda mücadele eden milli takımımız sözde 'milyonlarca euroluk futbolcu' kadrolarıyla yaptığı maçlarda elde ettiği kötü sonuçlarla 2018 Dünya Kupası'na veda etti.

Grubumuzda, 'olmak ya da olmamak' maçında rakibimiz 330 Bin nüfuslu İzlanda idi.

Bu küçük ülke futbola, bir endüstri gözüyle bakıp alt yapısına gereken önemi ve değeri veren, bir çok milli oyuncusu Avrupa'nın önemli liglerinde forma giyen bir takımdı!

İlk maçında da bizi 2 - 0 yenen İzlanda, bizim için hayati derecede önemli olan bu maçta da bize bir kez daha şans tanımadı. Eskişehir'de de sahadan 0- 3 galip ayrıldı. Bizden sonra karşılaştığı grubun en zayıf rakibi Kosovayı'da 2-0 yenerek Dünya Kupası biletini cebine koydu!

Biz de Türkiye olarak bir sonra oynayacağımız maça çıkmaya dahi gerek kalmadan şampiyonaya havlu atıp elenmiş olduk.

Son maçımızı formalite gereği oynadık. Finlandiya ile 2 - 2 berabere kalarak grubumuzu 4. olarak tamamladık. Ancak bu sonucu Türkiye ve Türk Milleti hak etmemiştir.

Nüfusu 330 bin civarında olduğu ifade edilen İzlanda küçük bir ülke olmasına karşın, başarıdan başarıya koşan bir milli takıma sahip. Yaklaşık 65 bin civarında genç nüfusa sahip İzlanda futbolda bizden çok daha başarılı!

Bir stadyum kadar genç nüfusu olmayan bir ülke; bizim gibi futbola her sene milyonlarca euro harcayan, 80 milyon nüfusa sahip bir ülke olarak çok gerideyiz. İzlanda milli takımımızı her iki maçta da net skorlarla yenmiştir.

İzlanda Avrupa ve Dünya futbol arenasında adından saygı ve övgü ile söz ettirirken, ülkemizin sözüm ona anlı- şanlı futbolcuları (bir kaçı) hariç yurt dışında kendilerine pazar dahi yaratamamaktadır. İyi kötü kendine kulüp bulanlarda takımlarının ilk 11'ine dahi girme başarısını maalesef gösteremiyorlar!

Şimdi Türkiye - İzlanda maçına baktığımızda A Milliler'in topla oynama oranı %75,
İzlanda'nın topla oynama oranı ise %25. Tuhaf değil mi? Top daha çok biz de ama onlar maçı 0-3 kazandılar. Neden böyle oldu derseniz?

Biz topu 1. ve 2. bölgelerde, yani rakip takıma tehlike yaratmayacak kendi yarı sahamız ve santra çizgisi civarlarında 'al gülüm ver gülüm' dercesine, haddinden fazla yan paslar ve geri paslara oynarken, rakibin tehlikeli bölgesine girdiğimiz de amansız bir pres ile karşılaştık. Pres karşısında şaşırıp, panikleyip demorlize olduk. Topu rakibe kaptırdığımızda, İzlandalı oyuncular yakaladıkları topu son derece hızlı ve sahanın dikine oynayarak değerlendirdiler. Buna isabetli paslarını da ilave edince, topu çerçeveyi bulan başarılı vuruşlarla ağlarımıza yolladılar.

Türk Milli Takımı olarak biz oyunu demode bir şekilde aynı liglerimizde saniyelerle oynarken, İzlanda takımı ise saliseler ile oynadılar. Böylece ayrıca birde futbol dersi de vermiş oldular!

Onlar toplu ve topsuz alanlarda, daha top havada iken pozisyon alıp neticeye giderken, bizim futbolcularımızda onları sadece gözleriyle seyre daldı!

Şunu kabul etmeliyiz ki, ülkemizde genelde büyük kulüplerde oynayan futbolcularından oluşan milli takımımızda, futbolcularımız bu seviyeye geldikleri halde, halen modern futbolun gereklerini sergilemekten çok uzaktalar!

Daha futbolculuklarının yetişme dönemin de alması gereken bilgilerden yoksunlar. Milli seviyeye bu eksikliklerle gelmiş olan futbolcuların başına dünyadaki hangi ünlü başarılı hocayı getirirseniz getirin sonuç değişmez!

Bir örnek mi? Bugün Alman Futbolu'nun başında olup dünyada ekol yaratmış bir takım olan Almanya'nın yıllardır başında başarından başarıya koşan, üstüne üstlük birde 2014 Dünya Kupası'nı ülkesine kazandıran Joachim Löw'ün ülkemizdeki macerasını hatırlarsınız! Türkiye'de ne Fenerbahçe ne de Adanaspor Löw'ü beğenmeyerek ülkesine postalamışlardı(!)

Buna benzer bir çok Avrupa çapında antrenör ve teknik direktörleri hep beğenmeyerek göndermedik mi? Öyle ya biz futbolu Avrupalı süper hocalardan çok daha iyi biliriz (!) Heyhat.

Hal böyle olunca da biz de başarı ancak şans ve tesadüflere kalır.

Bütün bunları aşmak için; çok iyi oluşturulmuş bir alt yapıdan yetişmiş modern futbolun gereklerini yetenekleri ile harmanlayan futbolculara, iyi donanımlı teknik adamlara, haddini bilen teknik heyeti gereksiz meşgul etmeyen bıktırıp, bezdirmeyen akıllı yöneticilere ihtiyaç var. Bu ortam oluştuğunda başarı da koşa koşa gelir!

Alt yapımızın başına idealist teknik adamları getirip görevlendirmeliyiz. Hocalara görev ve yetki verirken, sadece futbolu ve başarıyı hedef alıp düşünecek bir sürece girmeleri için kafalarında maddi sorun bırakmayacak şekilde maaşlarını ödemeliyiz.

Milli takımı çalıştıran teknik adamlara milyon eurolar heba edilirken alt yapı hocalarına sadece birkaç kuruş verirsek başarıyı yakalamamız da hayal olur!

Milli takım yöneticileri bu konuda gerçek anlam da denge kurmalıdır. Milli Takımımızın ve kulüp takımlarımızın Türk hocaları çalıştırması fikri doğru bir düşüncedir. Ben de sonuna kadar katılıyorum.

Türk hocaların, milli takımlarımızı ve kulüp takımlarımızı çalıştırmaları için federasyonca gayret ve çaba sarf edilmelidir. Önemli değerde bir çok teknik adamımızın olduğuna inanıyorum.

Ancak şu an takımın başında olan Mircea Lucescu oldukça iyi bir teknik adam. Bırakın futbolumuza altyapı hocaları ile birlikte yön versin. Futbolumuzu rayına oturtsun.

Lucescu'yu acımasızca eleştiren spor yazarı ve yorumcusu bırakın Avrupa'da takım çalıştırıp başarılara imza atmayı, acaba hayatlarında hiç teknik direktörlük yaptılar mı?

Karalama kampanyası yapan bir tek spor yorumcusu 'Evet ben yaptım ,başarımda şu' diyemez! Çünkü yok. Çünkü ikisini birden başarmak her yiğidin harcı değildir.

Onlar olsa olsa ancak asmada - kesmede Avrupa ve Dünya çapında başarılı olmuş olabilirler(!)

Tabii, bu arada haddini bilen, yerini bilen, sağduyu sahibi, aklı başında yorumcuları tenzih ederim. Sözlerim asla onlara yönelik değildir.

Son 2018 Avrupa Şampiyonası elemelerindeki başarısızlıkta, son 4 maç öncesinde milli takımın başına getirilen Lucescu suçlu mu? Kesinlikle hayır!

Türkiye'ye gelmeden önce Ukrayna 1. Lig Futbol ekiplerinden Shakhtar Donestk ve Rus Ekibi Zenit'i çalıştırdı.

Lucescu, Shakhtar Donestk de görev yaptığı 12 senede takımına adeta altın çağını yaşatarak 8 lig şampiyonluğu, 6 Ukrayna Kupası Şampiyonluğu, 7 Ukrayna Süper Kupası Şampiyonluğu ve 1 UEFA Kupası Şampiyonluğu olmak üzere 22 kupa zaferi yaşattı. Ayrıca Rusya Premier Lig Ekibi Zenit takımı ile de Rusya Süper Kupası'nı kazandı. Türkiye'de ise 2000-2004 yılları arasında Galatasaray ve Beşiktaş'ı ayrı ayrı Türkiye Süper Lig Şampiyonu yaptı. Ayrıca Galatasaray Avrupa UEFA Süper Kupa finalinde İspanyol devi Real Madrid'i 2-1 yenerken, takımın teknik direktörlüğünde gene Mircea Lucescu vardı. Böylesine önemli başarılara imza atmış bu teknik adamın, sportif başarıya aç olan ülkemize büyük katkı sağlayacağı inancındayım.

Yeter ki Lucescu'ya gerekli zamanı ve başarı için gerekli zemini hazırlamasına fırsat verelim.
Kendini Avrupa Futbol piyasasına kabul ettirmiş. bu teknik adama gölge etmeyelim yeter.

 

 

 

 

Önceki Yazıları

Ali İhsan Erdenilgen

Yerel Haberci

Amputelerimizin büyük başarısı, A Milli Takımımız ve Lucescu

30/10/2017

Ali İhsan Erdenilgen

Yerel Haberci

SPORUMUZUN GELİŞMESİ İÇİN DÜŞÜNCELER !

30/10/2017

Ali İhsan Erdenilgen

Yerel Haberci

SPORUMUZ NİYE, KİME KURBAN?

30/10/2017

Ali İhsan Erdenilgen

Yerel Haberci

Terim, Milli Takım, takımlar ve Video Hakem

30/10/2017

Ali İhsan Erdenilgen

Yerel Haberci

BİR ZAMANLAR GÖZTEPE, VURAL ve SÜPER LİG

30/10/2017

Ali İhsan Erdenilgen

1954 İzmir’de doğdu. İlk öğrenimini Alsancak İlkokulu’nda okudu. Orta öğrenimini Alsancak Ortaokulu, lise öğrenimini Açık Öğretim Lisesi’nde okudu. Ortaokul yıllarından itibaren sporun atletizm ve futbol dallarıyla uğraştı. Beden eğitimi öğretmeni Önder Özdirim tarafından atletizme olan yeteneği keşfedilince, 1969 yılında Antalya’daki Türkiye Atletizm Şampiyonası’na katılarak 100 metre ve yüksek atlamada Türkiye ikinciliği elde etti. Futbola olan sevgisi de hayli fazla olan Erdenilgen çeşitli amatör ve profesyonel takımlarda santrafor mevkiinde top oynadı. 1972 yılında Tarişspor, Ege Çağlayanspor, Kemalpaşa Spor ile başlayan amatör spor yaşamı sırasında kulübünün teşvikiyle Göztepe Spor Kulübü Futbol Takımı’nın antrenmanlarına katıldı. Henüz 17 yaşında olmasına rağmen İzmir’in o tarihte efsane futbolcularından Ali Artuner, Nevzat Güzelırmak, Fevzi Zemzem, Bombacı lakaplı Halil gibi yıldızlarla çalışmanın gururunu yaşadı. Kemalpaşa Spor’da iken gelen teklif üzerine Karşıyaka Spor Kulübü’ne transfer oldu. Ali İhsan Erdenilgen KSK’da bir sezon profesyonel olarak oynadı. İnegölspor ile yaptıkları karşılaşmada minüsküs olan Erdenilgen yeşil sahalardan uzak durmak zorunda kaldı. 1972 yılında iş yaşamına cam,boya, kimyevi maddeler tedarik firması kurarak başladı. Daha sonra vatani görev için önce İskenderun sonra Derince ve Gölcük Donanma Komutanlığı’nda görev yaptı. Askerlik sonrasında 1985 yılına kadar aynı işi sürdüren Ali İhsan Erdenilgen büfe,kafeterya ve restoran işletmeciliği yaptı. Emekli olduktan sonra siyasi yaşama atılan Erdenilgen, 7 Haziran 2015 seçimlerinde İzmir 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı oldu.
30/10/2017 , 20:34:17
Ali İhsan Erden İlgen
30/10/2017 , 20:32:44
Ali İhsan Erden İlgen
30/10/2017 , 20:31:12
Ali İhsan Erden İlgen
Türk milli takımının sportif direktörü Fatih Terim, başında bulunduğu Ay-Yıldızlı takımımızın süregelen başarısız sonuçlarına çözüm aramak yerine günümüzde ve geçmişte milli takım formasını taşıyanlarla polemik yapmayı yeğlemiştir. Son olarak Çeşme Alaçatı'da Terim'in de karıştığı skandal sportif direktörümüzün milli takımdaki kariyerinin de sonu olmuştur. Terim’in kamuoyunda giderek azalan itibari ile birlikte bir takım yerlerden gördüğü desteği de kaybetti. Futbol federasyonu sözleşmesini tek taraflı olarak fesih etse de Terim alacağı milyonlarca eruo tazminatla bu işten yine de karlı çıkmasını bildi! Terim'in futboldaki başarılarına şöyle bir dikkatli baktığımızda, gözle görülür elle tutulur tek başarısının Avrupa'da Galatasaray'ın kazandığı UEFA Kupası olduğunu söyleyebiliriz. Hal böyleyken her alanda olduğu gibi futbolda da uluslararası başarıya açlığımız nedeniyle olduğumuzdan Terim bu başarısıyla dikkat çekti. Yani halk arasında söylene gelen deyim gibi "koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler" misali ! Rüyasında bile göremeyeceği, hayal dahi edemeyeceği ortamlara karışınca neler olduğuna O'da şaşırdı! Bakışı yürüyüşü değişti. Yaşanılan o ihtişamlı güzel dönemlerin ardından gelen olumsuz gelişmeler karşısında O'da son yılların moda hastalığı tükenmişlik sendromuna yakalandı! Terim gitti ama ortada bir Türk Milli Takım'ımız var! Milli takımın başına Türk futbolcusunun psikolojisini, mantığını, teknik ve fiziki kapasitesiyle ve performansını da iyi bilen, kamuoyunda kredisi bulunan,futbolcularımızın inanıp, güvendiği bir isim gelmelidir. Bu evsafta çok başarılı isimlerde var! Yılmaz Vural var! Ancak O'nun tek kötü yanı; rol kesmeyi bilmemesi, adeta 'küçük dağları ben yarattım' edasıyla dolaşamaz olması vesselam! Başarılı olduğunu defalarca herkese kanıtlamış bir Mircea Lucescu var! Egosuz, kompleksiz her başarı sonrası 'ben, ben' demeyen bilgi,birikim ve becerisinden şüphe edilmeyecek başarılı bir teknik adam! ÜÇ BÜYÜKLER. BAŞAKŞEHİR ve GÖZTEPE.. Takımlarımız harıl harıl yeni sezona hazırlanıyorlar.. Bu arada da 'yenilen gazozları söyler' diyerek mahalle takımlarıyla yapılan maçlar gibi Avrupa'nın vasat ve sıradan takımlarıyla ter atıyorlar. Bu arada böylesi bir takımla karşılaşan UEFA kupası sahibi takımımız Galatasaray, kendi tarihinde ilk kez Avrupa kupalarında maç yapan İsveç takımı karşısında ecel terleri döktü. Adeta tel tel döküldü ve tecrübesiz rakibine elendi! Avrupa'da taraftarını sukût-u hayale uğratan Galatasaray lige Hırvat hoca Igor Tudor'la 'nasıl başlayacak?' ve 'tamamlayacak?' endişesini yarattı! Diğer takımlarımızı da sezon öncesi değerlendirecek olursak; Sezona Aykut Kocaman önderliğinde başlayan Fenerbahçe,UEFA Avrupa ligi 3.ön eleme turu ilk maçında deplasmanda Sturm Graz karşısında 1-0 geriye düştüğü maçta, 2-1 mağlup ederken bile sahada gösterdiği performans tatmin edici değildi! Kocaman'ın takımı ilerleyen haftalardan toparlayacağını düşünüyorum. Yeni sezon hazırlıklarına kendisini Şampiyon yapan teknik direktörü Şenol Güneş ile giren Beşiktaş kadrosuna Real Madrid'li süper yıldız Pepe'de katarak daha güçlü hale geldi.Futbol kalitesi su götürmez olan Pepe'nin Beşiktaş'a çok faydalı olacağı kesin.10 yıl formasını giydiği Real Madrid ile 3 Şampiyonlar ligi,3 La Liga, 2 İspanya Kupası,2 İspanya Süper Kupa Şampiyonluğu kazanırken Portekiz takımı ile'de 2016'da Avrupa Şampiyonluğu kazandı. Öte yandan yeni sezona hazırlık maçlarında Pepe ve Quaresma'dan yoksun kadrosuyla kötü sinyallerde verdi. Beşiktaş süper lig ve Avrupa'da ne kadar umut verecek hep birlikte göreceğiz! Avrupa kupası maçlarında diğer kulüplerimize nazaran en ciddi rakibi karşısında bulan Abdullah Avcı'nın talebeleri, Belçika temsilcisi Clup Brugge önünde 2-0 geriye düştüğü maçta muhteşem bir geri dönüş yaptı. Başakşehir attığı peş peşe gollerle skoru 3-2 ye getirse de 78.dakikada gelen gole engel olamadı ve mücadele 3-3 sona erdi. Temsilcimiz Başakşehir bu skorla ikinci maç öncesi avantajlı duruma geldi. Teknik direktör Abdullah Avcı ve talebeleri bu karşılaşmadaki performansları ile spor kamuoyundan da geçer not aldı! 2017-2018 sezonuna kendisini Süper Lige çıkaran Yılmaz Vural ile yollarını ayırarak başlayan Göztepe onun yerine teknik direktörlüğe Beşiktaş'ın yardımcı antrenörü Tamer Tuna'yı getirdi. Kadrosuna Galatasaray'dan Sabri Sarıoğlu ve Hakan Balta, Beşiktaş'tan Ömer Şişmanoğlu,Gaziantepspor'dan Serkan Bakan ve Hırvat stoper Zoran Niziç'i kattı. Ancak yaptığı hazırlık maçlarında elde ettiği skorlar soru işaretlerine neden oldu. Yapılan transferlerin taraftarlarını pek mutlu etmediğini söyleyebiliriz. Temennimiz lig başlayana kadar İzmir'in en sevilen efsane kulübü olan Göztepe süper ligdeki ilk yılında başarılı olur ve İzmir caddelerini yine karnaval yerine döndürür! KONFEDERASYON KUPASI Geçtiğimiz ay Rusya'da düzenlenen kupanın final maçında gençleştirilmiş kadrosu ile Almanya Şili'yi 1-0 yenerek Şampiyon oldu. FİFA Konfederasyonlar kupası her dört yılda bir organize ediliyor. Son turnuvadaki kurallara göre 2'si doğrudan olmak üzere 8 ülkenin milli takımı turnuvaya davet ediliyor. Doğrudan katılan iki ülke ev sahibi ve FİFA Dünya Kupası'nın son şampiyonudur. Kupa ilk olarak 1992 yılında Kral Fahd Kupası olarak Suudi Arabistan'da oynandı ve 1995 yılında aynı ülkede düzenlendikten sonra FİFA bu organizasyonu bünyesine geçirdi. 2005 yılına kadar iki yılda bir düzenlenen turnuva artık dört yılda bir düzenleniyor. FİFA dünya kupasına ev sahipliği yapacak ülke, dünya kupasından önce bu turnuvaya da ev sahipliği yapacak. Bu sayede dünya kupasını organize edecek ülkeler bir yıl önceden eksikliklerini ve kusurlarını görme imkanına yani bir nevi prova yapma olanağına sahip olacaklar. Bu turnuvaya Şenol Güneş yönetimin de Türk Milli Takımı olarak bizde 2003 katılmıştık. Zorlu ve başarılı mücadeleler sonucunda kupada Brezilya'yı da saf dışı bırakarak yarı finale çıkmış ve 3'lük maçında Kolombiya'yı yenerek turnuvayı 3'ncü bitirmiştik. Ancak yarı finalde Fransa'ya elenmiştik! VİDEO HAKEM Bu sene oynanan konfederasyon kupasına 'Video Hakem' sistemi uygulaması damgasını vurdu. Bu uygulama bir çok pozisyonda devreye girerek maçların sonuçlarını değiştirdi. Nasıl derseniz?! Rusya'da düzenlenen bu konfederasyon kupası oynanan futbol yada yıldız bir futbolcunun performansı ile değil video hakem sistemi ile ön plana çıktı! Turnuvanın ikinci gününde Portekiz-Meksika ve Kamerun -Şili maçları oynanırken iki maçta da sonuçları video hakem tayin etti. Portekiz maçında mücadele 0-0 iken Pepe'nin attığı gol ofsayt gerekçesi ile iptal edildi.Mücadele 2-2 sonuçlandı. Böylelikle Beşiktaşlı Pepe'nin attığı gol, eski Fenerbahçeli Nani'nin ofsaytta olduğu tespit edilerek iptal edildi. Şili ile Kamerun arasında oynanan bir diğer karşılaşmada ise ilk yarının uzatma dakikalarında Şili takımı futbolcusu Vargas'ın golüyle 1-0 öne geçti. Yapılan itirazlar sonucu gol video hakem sisteminden izlendi ve iptal edildi. İkinci yarının 81.dakikasında Vidal ve 90+2’de ise Vargas topu ağlarla buluşturdu. Vargas'ın golü video hakem uygulaması kararıyla gole çevrilince Şili sahadan 2-0 lık galibiyetle ayrıldı. Bu uygulama diğer şampiyonalarda da uygulanacak mı ? Bekleyip göreceğiz!
30/10/2017 , 20:27:59
Ali İhsan Erden İlgen
30/10/2017 , 20:23:07
Ali İhsan Erden İlgen
 
Köşe Yazarları
Büyükşehir Belediyesi'nden YouTube hamlesi...
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle Türkiye'de ...
Narlıdere Belediyespor ile deplasmanda karşılaşan Gaziemir Gençlik Spor 3’t...
Hükümetin müftülüklere nikah yetkisi vermesinin ardından, Güzelbahçe’de bel...
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tarım kesimine verdiği desteklerin başarılı...
İzmir Körfezi’nde balıkçıların oltasına takılan yaralı Caretta Caretta, Büy...
İzmir Süper Amatör Lig Beyaz Grup’ta ikinci hafta maçlarının ardından oluşn...
Gaziemir Gençlik Spor’un gollerini 16 dk kafayla Koray, 85.dk. Furkan attı....
Hafta sonu oynanan 1.Amatör Küme Gaziemir FK –Gaziemir Gençlerbirliği karşı...
Her geçen gün gelişip büyüyen Gaziemir’de gerek amatör gerekse profesyonel ...
İngiltere’nin desteğiyle 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusunun işgal ettiği İzmi...
Allah için Kurban edilenler belli...Ancak birde kurban edilmek diye bir şey...
65 doğumluların çocukluklarını yaşadığı 1970'li yıllarda İzmir Fuarı denild...
Gaziemir Kaymakamı Dönmez, Belediye Başkanı Şenol başta olmak üzere ilçedek...
İşgalci devletlerce parçalanıp yıkılan Osmanlı Devleti’nin küllerinden yeni...
Gaziemir Belediyesi ile İSTÖP işbirliğinde hayata geçirilen ‘Genç Kadınları...
İzmirli ayakkabı imalatçıları, İZFAŞ'ın getirdiği yabancı alım heyetleri sa...
Gaziemir’in İzmir Futbolu’nda güçlü temsilcisi Yeşil Beyazlar yeniden mücad...
Rusya Federasyonu'nun Enerji Bakanı Aleksandr Novak, yoğun program arasında...
Gaziemir Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu, Türkiye Halk Oyunları Federasy...
İzmir Süper Amatör Lig’de kuralar çekildi. Gaziemir Gençlik Spor’unda yer a...
Şimdilerde ülkemizdeki yüz binlerce evde şişe domatesi ve salça yapımı tela...
Köşe Yazarları
1965 yılında İzmir doğdu. İlköğrenimini İnkılap ve Eşrefpaşa Ömer Lütfü Aka...
1954 İzmir’de doğdu. İlk öğrenimini Alsancak İlkokulu’nda okudu. Orta öğren...
Editörün Seçtikleri
Büyükşehir Belediyesi'nden YouTube hamlesi...
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle Türkiye'de ...
Narlıdere Belediyespor ile deplasmanda karşılaşan Gaziemir Gençlik Spor 3’t...
Hükümetin müftülüklere nikah yetkisi vermesinin ardından, Güzelbahçe’de bel...
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tarım kesimine verdiği desteklerin başarılı...
İzmir Körfezi’nde balıkçıların oltasına takılan yaralı Caretta Caretta, Büy...
İzmir Süper Amatör Lig Beyaz Grup’ta ikinci hafta maçlarının ardından oluşn...
Gaziemir Gençlik Spor’un gollerini 16 dk kafayla Koray, 85.dk. Furkan attı....
Hafta sonu oynanan 1.Amatör Küme Gaziemir FK –Gaziemir Gençlerbirliği karşı...
Her geçen gün gelişip büyüyen Gaziemir’de gerek amatör gerekse profesyonel ...
İngiltere’nin desteğiyle 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusunun işgal ettiği İzmi...
Allah için Kurban edilenler belli...Ancak birde kurban edilmek diye bir şey...
65 doğumluların çocukluklarını yaşadığı 1970'li yıllarda İzmir Fuarı denild...
Gaziemir Kaymakamı Dönmez, Belediye Başkanı Şenol başta olmak üzere ilçedek...
İşgalci devletlerce parçalanıp yıkılan Osmanlı Devleti’nin küllerinden yeni...
Gaziemir Belediyesi ile İSTÖP işbirliğinde hayata geçirilen ‘Genç Kadınları...
İzmirli ayakkabı imalatçıları, İZFAŞ'ın getirdiği yabancı alım heyetleri sa...
Gaziemir’in İzmir Futbolu’nda güçlü temsilcisi Yeşil Beyazlar yeniden mücad...
Rusya Federasyonu'nun Enerji Bakanı Aleksandr Novak, yoğun program arasında...
Gaziemir Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu, Türkiye Halk Oyunları Federasy...
İzmir Süper Amatör Lig’de kuralar çekildi. Gaziemir Gençlik Spor’unda yer a...
Şimdilerde ülkemizdeki yüz binlerce evde şişe domatesi ve salça yapımı tela...
Gaziemir'den Tüm Dünyaya Yerel Haberler. Bizi Aşağıdaki Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edebilirsiniz.
Bizi Takip Edin