Yerel Haberci
Hava Durumu
Arşiv
Gazete Manşetleri
RSS Beslemeleri
Linkler
AnaSayfam Yap
Sık Kullanlanlara Ekle
Bize Ulaşın
Ana Sayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Linkler

Varol Zenginobuz

Çocuklar da duysun!

Facebook'ta paylaş Varol Zenginobuz Kimdir ?

 


Türkiye'yi şekillendiren siyaset, siyasetçiler, okul, aile ve medya!

Ellerindeki en iyi malzeme ise çocuklar.

Geçmişten ve günümüzden örneklerle siyasetin çocukların dünyasına etkisine bir bakalım.‬‬‬

Yaşayan herkes bu dünyaya öncelikle bir çocuk olarak gelir.

Bütün dünyadaki sporcular, sanatçılar, siyasetçiler, akademisyenlerin hepsi birer çocuk olarak dünyaya gelmişlerdir.

Dünyanın neresinde bir kavga, gürültü, patırtı olsa orada en çok zararı çocuklar görür.

Anne hastalansa zararı çocuk görür, baba dara düşse zararı çocuk görür, savaş olsa, kıtlık olsa, salgın hastalık olsa hep birinci derecede zararı çocuk görür.

Çocuk iken daima seven ve sevgiden başka hiçbir şeyi düşünmeyen insanlar ne oluyor da büyüdükçe farklılaşmakta ve yaratılış gayesinin zıddına olan işler yapmaktadır.

Maalesef yaşama ve yaşatma fıtratı üzerine yaratılan bireyler nasıl oluyor da bir anda öldürmekten zevk alan bir ölüm makinesi haline gelebiliyor?

Bunu anlamak ve buna anlam vermek gerçekten güçtür.

Geçtiğimiz günlerde evimizde bir iş için ustalar vardı. Usta olur da çıraksız olmaz mı?

Ustanın çırağı ise oğluydu!

Uzay adındaki bu gençle sohbet etmeye başladım!

Ortaokulu bitirmiş ve liseye hazırdı.

Gence 'evinizde siyaset konuşuluyor mu?' diye sordum, 'evet konuşuluyor dedi. “Okulda bile siyaset konuşuluyor amca' diye ekledi!

Anlayacağınız evde, okulda, yolda, taşıtlarda velhasıl hayatımızın her zamanında artık siyaset konuşulmakta!

Ortaokul talebesi bu yavrumuz evinde de siyasetle tanışık!

Zamanında bizim evimizde siyaset konuşulmasa da odamızın duvarında rahmetli Bülent Ecevit resmi vardı.

İşte bizlerin dönemlerinden günümüze geldiğimizde her çocuk, siyaseti ama konuşulduğu için ama resimleri gördüğü için aileden başlayan siyaset ve lider bağlılığını yaşar!

Uzay'dan duyduklarım bana geçmişten günümüze çocukların parti, siyaset ve lider tutkuları genellikle aileden kaynaklandığını bir kez daha gösterdi.

Bir ülkenin geleceği politikacıların vaatlerinde değil, çocukların hayallerindedir.

Bugün çocuklar neyin hayalini kurabiliyor?

Çocukların dünyası, politikadan, politikacılardan ve toplumsal olaylardan nasıl etkileniyor?

Çok anormal bir durum değil ise çocuk siyaset yapmıyordur ve muhtemelen evde duyduğu radikal düşüncelerini okula taşıyorlardır!

İlköğretim seviyesindeki çocukların siyaset yapması gayet doğal!

Tam o yaş evresinde arkadaş denen varlıklarla daha fazla iç içe olunurken aynı zamanda henüz soyut işlemlere girmemiş olan okul çocukları bu tarzda siyaset, spor veya tartışma türlerinde ilgileri olsa da olmasa da bir şekilde anlatmaya çalışır.

Çocuğun yanında siyaset yapmak doğru mu derseniz orası farklı bir konu! Ama böylesine çocukların sınıf ortamında karşılaştığınız anlarda her zaman birbirlerine adil ve aynı şekilde uzlaştırmacı bir şekilde davranmakta yarar var diye düşünüyorum.

Öğrencilerin ailelerinden veya yakın çevrelerinden edindiği veya benimsediği değerlerin küçümsenmemesi çocuğun (öğrencinin) içinde bulunacağı bir sonraki evre olan soyut işlemler döneminde, hem kimlik (yani kişilik) yönlerinin hem de öğrencinin derse veya öğretilen bilgiye karşı ilgisini sürdürmek için hayati bir önem taşımaktadır.

Son olarak çocuklarınıza siyaset yapmamalarını değil, radikal olmamayı veya uygun öğretim yöntem ve teknikleri ile tartışma kültürünü aşılayabilirsiniz!

Siz değerli Yerel Haberci okuyucularına bu ay “siyaset mi çocuk, yoksa çocuk mu siyaset duyurur?” düşüncelerimi yazmanın doğru olacağı düşüncesiyle bu makaleyi kaleme aldım.

Geride bıraktığımız günlerde Ramazan'ı yaşadık ve bayramı kutladık.

Bayramlarla ilgili günümüz pek iç açıcı değil. Şöyle ki;

Biz Arefe geceleri başucumuza bayramlıklarımızı koyup uyuyan, sabah bayram havasını soluyarak uyanan, büyüklerimizin elini öpüp mendile sarılı bayram harçlıklarımızla bakkala koşan nesiliz!


Biz duygularımızı öyle yoğun yaşadık ki nerde o eski bayramlar diyen nesilden olduk!

Biz hiçbir zaman bayramlara tatil gözüyle bakmadık, çünkü dinlenmek yerine her anını dolu dolu yaşadık.

Şimdiki bayramlar ile eski bayramları kıyaslayınca arada ne kadar büyük bir farkın olduğu bariz bir şekilde belli oluyor.

Bayramlar, artık bayramlığını yitirir oldu.

O eski heyecanlar, eski adetler, gelenek görenekler birer birer yok olmaya başladı.

Eskiden bayram coşkusu bir başka yaşanırdı. Günler öncesinden büyük temizlikler yapılır, evler boyanır, badanalanırdı. Çocuklara kıyafetler öncesinden alınır ama bayram sabahına kadar kesinlikle giydirilmezdi. Bayram sabahları çocuklar erkenden kalkar en güzel kıyafetlerini giyinirdi. Babalar camiden dönünce eller öpülür, bayram kutlanır ve çocuklara harçlık verilirdi. Kahvaltıdan sonra insanlar birbirini ziyaret etmeye, bayramlaşmaya başlardı.

Şimdilerde işler rutine binmeye başladı.

Artık kolay kolay bayram coşkusunu kimse yaşamıyor. Çoğu insan onu normal bir günmüş gibi geçiriyor. Çocuklar ise oyun oynamak yerine harçlığını aldığı gibi internet salonlarına, play station salonlarına doluşuyor. Hep birlikte oynanan gerçek oyunlarda gözü olan kimse yok. Her çocuğun elinde bir telefon, sanki dünyayı kurtaracakmış veya batıracakmış havası!

Yavaş yavaş bayramlardan da oluyoruz. Eski heyecanımızı yitirdik.

Oysa ahlaki değerler, nesilden nesle aktarılarak varlığını korur!
Toplum düzeni bu şekilde sağlanır.

Toplumda tutum ve değerler, birliktelik ve beraberlik sağlar. Bunlardan biri de milli ve dini bayramlardır. Bayramlar, toplumda birlik beraberlik, huzur, barış ve hoşgörü ortamı oluşturur.

Sizde bizim gibi güzel anılar anlatın çocukların hafızalarına.

Saygılarımla!

 

 

 

 

Önceki Yazıları

Varol Zenginobuz

Yerel Haberci

Çocuklar da duysun!

04/07/2018

Varol Zenginobuz

Yerel Haberci

KİM, NASIL, NEDEN yapar!

12/06/2018

Varol Zenginobuz

Yerel Haberci

KOCAŞEHİR İZMİR

12/06/2018

Varol Zenginobuz

Yerel Haberci

Siyaset mi miyaset mi ?

26/03/2018

Varol Zenginobuz

Yerel Haberci

KADIN VE HAYIR!

26/03/2018

Facebook'ta paylaş

Varol Zenginobuz

1961 Yılında İzmir'de (Seydiköy) doğdu.İlköğrenimini Yahya Kemal Beyatlı ve Cengizhan, Orta öğrenimini Gaziemir Orta okulu ve lise öğrenimini Çınarlı endüstri meslek lisesi (Makine ressamlığı)sinde okudu. 1978 yılında çalışma hayatına makine ressamı olarak, Teba,Egeseramik'te. Satınalma memuru olarak Efe tarım makinaları ,Demaş A.Ş ,Raks ev aletleri,Üstünkarlı marangoz makinaları ,CER ÇELİK ve EDE DEMİR ÇELİK fabrikalarında çalıştı. 2004 yılından 2006 yılına kadar Gaziemir Belediyesi İdari işler amiri olarak çalıştı.
Bir ülkenin geleceği politikacıların vaatlerinde değil, çocukların hayallerindedir.
04/07/2018 , 14:23:05
Varol Zenginobuz
12/06/2018 , 21:06:30
Varol Zenginobuz
Başkenttekiler İzmir ve İzmirlilerden feyz almalıdır! İzmir diğer büyükşehirler gibi hormonlu değil, organik ve sağlıklı büyüyen bir kenttir.
12/06/2018 , 21:07:36
Varol Zenginobuz
26/03/2018 , 12:25:26
Varol Zenginobuz
26/03/2018 , 12:04:52
Varol Zenginobuz
 
Köşe Yazarları
Köşe Yazarları
1965 yılında İzmir doğdu. İlköğrenimini İnkılap ve Eşrefpaşa Ömer Lütfü Aka...
1961 Yılında İzmir'de (Seydiköy) doğdu.İlköğrenimini Yahya Kemal Beyatlı ve...
Editörün Seçtikleri
Gaziemir'den Tüm Dünyaya Yerel Haberler. Bizi Aşağıdaki Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edebilirsiniz.
Bizi Takip Edin