Kordonboyu’nun dalgalı taşları ve ilginç hikayesi…
Yerel Haberci
Hava Durumu
Arşiv
Gazete Manşetleri
RSS Beslemeleri
Linkler
AnaSayfam Yap
Sık Kullanlanlara Ekle
Bize Ulaşın
Ana Sayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Linkler

Kordonboyu’nun dalgalı taşları ve ilginç hikayesi…

Facebook'ta paylaş
23/07/2018 , 20:36:49

Yazı dizimin bu bölümüne izninizle Alsancak Kordon ile devam etmek isterim.

 

İzmir’in ilk atlı tramvayı ve elektrikli tramvayı, (bugün resmi adı Atatürk Caddesi olan)  1.Kordon’da başlamıştır.

 

Kordonboyu adını İzmir’le özdeşleştirilmiştir.

 

İzmir kadar ünlü ve meşhurdur. İzmir denilince akla ilk gelen Kordon’dur!

 

Alsancak Limanı’ndan başlayan Kordonboyu, Konak istikametine doğru Pasaport’a kadar devam ederdi.

 

Ziyaret edenlerin gezmeye doyamadığı bir yerdi Kordonboyu!

 

Kordon’la özdeşleşen mozaikten yapılma maviye çalan siyah-beyaz deniz dalgalı kaldırımların üzerine basarken, yerdeki nefis simetri ve estetiğe defalarca bakmaktan kendimizi alamazdık!

 

İzmir’le özdeşleşen dalgalı kaldırımlar, 70’li yıllarda tüm Kordon boyunca uzanırken; günümüzde ise ne yazık ki Pasaport Vapur iskelesi ile Konak Pier arasındaki sahil şeridi boyunca ve Alsancak İskelesi’nin önünde görebiliyoruz.

 

İzmir’in kızlarının güzelliği işte burada tescillenmiştir.

 

Kordonboyu'nda şıklığı, zarafeti ve güzelliği ile arz-ı endam ederdi İzmir’in kızları!

 

Atatürkçülüğü, cumhuriyetçiliği, aydın, bilgili ve zeki oluşlarıyla seyredenleri kendine hayran bırakırdı!

 

Bundan dolayı İzmir’in nesi meşhur denildiğinde, birazda kıskanarak ‘Kızları’ derdi Türkiye’nin diğer illerinden gelen hemcinsleri!

 

Bir baştan bir başa Kordonboyu’nu süsleyen adeta deniz dalgasını andıran taşların oldukça ilgi çekici bir hikayesi vardır!

1957 yılında Demokrat Parti’den İzmir Belediye Reisi seçilen Avukat Faruk Tunca’dan günümüze kadar taşına gelen bir eseridir. O dönemlerde yakışıklılığı ve birazda çapkınlığı ile ün yapan genç belediye reisi gönlünü tescilli bir güzele kaptırır.

Bu kız, 1951 yılında yapılan güzellik yarışmasında Türkiye Güzeli, ardından 1952 yılında İtalya’nın Napoli kentinde düzenlenen yarışmada da Avrupa Güzeli seçilen Günseli Başar’dı. O dönemlerin en popüler kişilerden biri olan Günseli Başar İzmir belediye reisinin de dikkatini çekmişti. Nitekim Günseli Başar ve Faruk Tunca bir süre sonra 17 Mart 1958 yılında evlendi!

Subay olan babasının Diyarbakır görevi sırasında doğan Günseli Başar aslen baba tarafından Gürcü, anne tarafından Rumelilidir. Günseli Başar yetişme tarzı, bilgisi, açık dünyaya görüşü ve beyniyle, aklıyla ile dikkat çeken bir güzellik kraliçesidir. Güzellik yalnızca yüzde, bedende değil kadınların beyninde ve aklında olduğunu ortaya koyan çağdaş bir rol modeldi!

Günseli Başar bir yurt dışı seyahati sırasında uğradığı Brezilya’da, Rio de Jenerio’nun Copacabana sahillerinde gördüğü, adeta deniz dalgalarını andıran taş döşemelerinden çok etkilenmişti. İzlenimini belediye reisi Faruk Tunca ile paylaşmasıyla Kordonboyu’nun da bu taşlarla döşenmesini sağlamıştır.

Kordon dalgalı taşlarıyla o gün, bugün oldukça cezbedicidir.    

Hiç kuşkusuz en önemlisi ise, yedi düvele savaş meydanlarını dar etmiş, bilgelerin bilgesi, eşsiz askeri deha, eşsiz devlet adamı, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te gönlünü İzmirli bir kıza Latife Hanıma kaptırmıştı!

 

Kordon’a özgüdür yaz akşamlarını, meltemi, imbatı;

Gezerken yenen buzlu bademi de olmazsa, olmazı!

Yorulunca dinlenmek için oturduğunda, bakınca karşıya,

En özel, en güzel Kordelya’sı kollarında!

Ağır, ağır giden faytona atladığında

Bir başka seyredersin İzmir’i cilvesiyle, nazıyla.

Benzeri az körfezin,

Vapurları denizle adeta nazire yaparcasına

Dans ederek yol alır,

Martıların kanat çırpınışları arasında.

Pasaport Kahvesi’nde hazırdır buharı üstünde tüten tavşankanı çayınız

Anılar sarmalındaki masalarda

Ambiansı bir başkadır gün batımında.

Hele birde gece mehtapla bir

Denize vuran yakamozun büyüleyici ışıltısında!

 

İzmir, Alsancaklı sanatçı Ali Kocatepe nede güzel bestelemiştir şarkısında;

 

“Kordonboyu faytonlar,

Aklımdan hiç çıkmadınız ki

 İzmir özledim seni,

Gözümde tütüyorsun!”

 

Burada buluşurdu sevgililer, burada buluşurdu İzmir’in güzelliğini keşfedenler.

 

Alsancak Hasan Tahsin’dir.

İlk kurşundur.

İşgale karşı gelen ilk şehittir.

Koca yürekli bir vatanseverdir.

Gerçek adıyla  Osman Nevres,

Cumhuriyet neslinin koyduğu ad ile anılır Hasan Tahsin!

Osman Nevres Sarbonne  Koleji mezunu kaleminin ehli şerefli gazetecidir!

Milli mücadelenin, emperyalizme karşı başkaldırının sembolüdür!

Mekanın cennet ruhun şad olsun Hasan Tahsin!

 

 

Körfezde, Deniz Ticaret Bakanlığı’na ait yolcu vapurları Konak, Alsancak, Karşıyaka arasında seyrüsefer ederdi!

 

Tepeden tırnağa, bembeyaz giysileriyle, şapkaları ve sarı sırma apoletli denizciler yolcuları kontrol ederdi!

 

Kordon o yıllarda gidişli-gelişli trafiğe açıktı. Belediye otobüsü ve dolmuşlar burada çalışırdı.

 

Sadece bu kadar mı? Dahası var!

Erkekliğe ilk adımını atmakta olan sünnet çocukları, mahalle arkadaşlarıyla birlikte Kordon’da araçlarla tur atardı! Kordon’dan başlayıp, Çankaya, Fuar istikametinden dönüş yapılırken, dolmuşçular birinci gelmek için aralarında yarışmaktaydı! Bu yarışa şahit olan çocuklar heyecanla şoförlerine tezahürat yapardı!

 

Bunun yanı sıra ışıl ışıl gözleriyle yeni evlenenler de Kordon turu yaparak, evliliklerine ilk adımlarını öyle atardı!

 

Kordon denilince Ömerağa, Ömerağa denilince akla ilk gelen mis kokulu salepti!

 

Sisi Kordon’un rakipsiz tek pastanesiydi!

 

Mazilerin tanığı İzmir Sineması, şık ve nezih Bergama ve Palet restoranları, İzmir Palas’ı, Musevi kökenli  Vitali Hakko’nun Vakko Mağazası!

 

NATO’su, konsoloslukları, limanı, ticaret erbabıyla ile Kordonboyu, aynı zamanda Türkiye’nin adeta dünyaya açılan penceresiydi.

 

Atatürk İzmir’e geldiğinde kaldığı ev Kordon Caddesi üzerindeydi. Zamanın tarihi değerlerini, özelliklerini kaybetmeme adına şimdi bu ev Atatürk Müzesi olarak yaşamaya devam etmektedir.

 

Kordon’da vitray camlarla işlenmiş limonluklu, cumbalı, içi ahşap merdivenli, ahşap panjurlu iki katlı tarihi değeri olan evler sıralanırdı!

 

Halkın açık hava toplanma yeri Cumhuriyet ve Gündoğdu meydanlarıydı!

 

Alsancak, biraz Punta’dır, çokça güzellik!

 

Alsancak  en eski İzmirli, Punta’da en eski Alsancaklı’dır. Punta Yunancada ‘Nokta’ demektir.  Alsancak’ta İzmir’in noktası süveydasıdır.

 

Bazen karşılıklı, bazen de karşılıksız bir aşktır Alsancak!

 

Kültür, güzelliğe, güzellik ve değer katar. Yüreği yüceltir.

Alsancak,  güzelliktir, estetiktir. Kent kültürünü tamamlayıcı zenginliktir.

 

Alsancak inançtır, dinlerin kardeşliği! Bir uçta Hocazade Camii, diğer uçta boynu bükük Dominiken Kilisesi!

 

Alsancak medeni, bakımlı, çok renkli bir semtti!

 

Buraların keyifli yaşamayı bilen tavrını, sokakta konuştuğunuz insanlarda bulmak,  Alsancak’ı  her solukta solumak mümkündü!

 

Bu semtin insanlarında güler yüzlü, sıcak, samimi, kültürlü pozitif bir eda hakimdi!

 

Alsancak eskiden yangın yeriydi.

 

Türkiye Cumhuriyeti’yle birlikte adeta küllerinden yeniden doğmuştur.

Mustafa bey, Talatpaşa bulvarları yangın yerinin tam ortasıydı.

 

Bugün Alsancak denildiğinde gördüğümüz birçok güzelliğin mimarı cumhuriyetin ilk belediye reisi olan Dr. Behçet Uz tarafından gerçekleştirildiğini İzmirliler hiçbir zaman unutmaz. O güzel insan sayesindedir ki, geçmişten bu güne taşınan kentin tam ortasındaki devasa büyüklükteki Kültürpark!

 

Alsancak pastanedir.

Yaşar Aksoy, Attila İlhan, Ayhan Işık, Sezen Aksu, Haluk Bilginer gibi değerlerin vakit geçirdiği, Sevinç , Reyhan, Lozan gibi kaliteli mekanların birlikteliğidir. Alsancak’taki Bonjour,  Efes ve Cafe Plazaları ile 60’lar, 70’ler kentin sosyal mekanlarının çoğaldığı yıllardır.

 

Alsancak dokunuştur. El ele tutuşmuş, sevginin gerçek üstü hali arzunun ters yüz şeklidir.

 

Alsancak, derin hatıralardır. Adeta tüm bilgileri depolayabileceğiniz İzmirlilerin hard diski, flaş belleği gibidir.

 

Bu güzellikler arasından kimler geldi, kimler geçti!

 

Alsancak bir zamanlar müteşebbis (girişimci) işadamlarının yaşadığı bir semtti.

Semtin cadde üzerindeki gözde binalarının müteahhidi İtalyan asıllı Mösyö Cappadona idi.

 

Tarım dünyasının ihtiyacı ünlü Massey Ferguson traktörlerini ülkemize İtalyan asıllı Mösyö Marsel ithal ederdi!

 

İzmir’de yıllar yılı vergi rekortmenliğini kimselere bırakmayan ithalat ihracatçısı Duthill Kardeşler’di!

 

Alsancak’ın  yardım kampanyalarında hep en ön saflarda yerini almış bir hayırseveri vardı; İzmir’ in ilk kadın yöneticisi İtalyan Levanten Marika Corsini!

 

Mahzar Zorlu Alsancak’ta oturan başlardaki Türk müteşebbisleridendi.

 

Madenci Haşmet Uslu, İzmir’in simge isimlerinden biriydi!

 

Birde İzmir’in namı değer “asfalt Osman” ı vardı!

 

Alsancak’ta oturan. Ticarete 1930 yılında zeytinyağı, sabun, gliserin tüccarlığı ve işadamlığı  ile başlayan Osman Kibar 1963 -1973 yılları arasında İzmir’de belediye reisliği de yaptı.

 

Asfalt Osman lakabını şehrin tüm caddelerini asfaltla kaplamasından aldı!.

 

Osman Kibar müzisyen ve söz yazarı Melih Kibar’ın babasıydı. Türkiye İhracatçılar Meclisi eski başkan vekili ve Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski başkanı Mahmut Özgener'in dedesiydi.

 

Alsancak’ın birde kayıt tutma belge toplama ile ünlü araştırmacısı Türkiye’nin ilk stratejik iletişim uzmanlarından Karşıyaka doğumlu tombul gazetecisi Sancar Maruflu’su vardır.

 

İzmir’i Sevenler Platformu Başkanı namı değer  “İzmir Baba”!

 

Sancar Maruflu hala yaşayan kent belleği için önemli bir duayendir! Kendisine Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin!

 

16/08/2018 , 13:22:00
Varol Zenginobuz
16/08/2018 , 10:18:13
ÇEVRE
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Koordinatörlüğü’nde; aralarında üniversiteler, oda, borsa, ajans, birlik ve STK’ların da bulunduğu İzmir’in ekonomik unsurlarını oluşturan kurumlar, hazırladıkları ortak bir bildiri ile döviz kurları üzerinden yapılan algı operasyonlarına tepki gösterirdi. Bildiride Türkiye’nin bir güç ekseni olmasının engellenemeyeceği vurgulanırken; DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, Türkiye’nin faiz çetelerine ve FETÖ elebaşını koruyanlara asla izin vermeyeceğini belirtti.
14/08/2018 , 21:53:35
EKONOMİ
Türk Kızılayı İzmir Şube Başkanı Kerem Fahri Baykalmış, Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol’u makamında ziyaret etti. Kurban Bayramı öncesi vatandaşlara çağrıda bulunan Baykalmış, Başkan Şenol’dan kampanyaya destek olmasını istedi.
14/08/2018 , 10:31:06
GAZİEMİR
Sinek tuzağa takıldı, 82 bin zeytin ağacı kurtuldu
13/08/2018 , 11:20:44
EKONOMİ
12/08/2018 , 12:34:55
SPOR
 
Köşe Yazarları
Köşe Yazarları
1965 yılında İzmir doğdu. İlköğrenimini İnkılap ve Eşrefpaşa Ömer Lütfü Aka...
1961 Yılında İzmir'de (Seydiköy) doğdu.İlköğrenimini Yahya Kemal Beyatlı ve...
14.11.1973 tarihinde İzmir'de doğdu. İlk, Orta ve Lise eğitimimi İzmir'...
Editörün Seçtikleri
Gaziemir'den Tüm Dünyaya Yerel Haberler. Bizi Aşağıdaki Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edebilirsiniz.
Bizi Takip Edin