2022 zor başladı. Sonbahara halkın önüne sandık mı geliyor?
Yerel Haberci
Hava Durumu
Arşiv
Gazete Manşetleri
RSS Beslemeleri
Linkler
// echo $giris_bas;
AnaSayfam Yap
Sık Kullanlanlara Ekle
Bize Ulaşın
Ana Sayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Linkler

2022 zor başladı. Sonbahara halkın önüne sandık mı geliyor?

Facebook'ta paylaş
24/02/2022 , 11:54:11

     2021 yılı sonuna doğru Amerikan Doları ve Euro’nun Türk Lirası karşısında hızla katlanarak değerlenmesi ekonomimizi iyice zora soktu. Elbette her zaman olduğu üzere bunun acısını ve faturasını dar gelirli, emekli, esnaf ve küçük işletmeciler çekti. Yılın son ayında bir gecede doların 18 TL’ye yükselmesi zaten ekonomik durgunluk yaşayan esnafları, Küçük ve Orta Boy İşletmeleri (KOBİ’leri) derinden etkiledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları sonrası sabaha karşı bu kez 12 TL seviyelerine inen dolar, parasını dövize yatıranlar (ve tabi ki kurun yükseldiği dönemde döviz alanlar açısından) tsunami sonrasında meydana gelen yıkımı aratmadı.      

 

     Açıklanan tedbirler ve dövize endeksli TL mevduat hesabı uygulaması para piyasalarını geçici olarak rahatlattı. Kurun geriye gelmesi ekonomide hızla yükselen fiyatlarda geriye gelmesi beklentisi ise, bir müddet sonra sabun köpüğü gibi ortadan kayboldu. Asgari ücretin 4 bin 250 TL seviyesine yükseltilmesi sevincini dar gelirliler ancak on gün yaşabildi. 2022’nin başlamasıyla birlikte elektrik, doğalgaz, akaryakıt zamları dar gelirli ve emekliler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin tepkisine neden oldu. 2021’in sonunda aylıklarına, tıpkı asgari ücretteki gibi yüzde 50 seviyesinde artış bekleyen emeklilerin yaşadığı hayal kırıklığı, temel gereksinimlere gelen yüzde 50’nin üzerinde zam yerini tepkilere bıraktı.

 

     Akaryakıta yapılan zamlar sonrası toplumun bir kesiminde var olan “benim arabam yok, beni etkilemez” türünde savunma yapanlara da artık pek rastlanmaz oldu.

 

     İktidar kanadı yaşanan ekonomik daralmanın baharın gelmesi ile birlikte yerini ekonomik canlanmaya bırakacağını ileri sürerken, muhalefet kanadı ise tam tersi bir tezi ortaya koyuyor.

 

     Doğalgaz ve elbette kombiyi çalıştıran elektrik tüketimi baharın gelmesiyle hane halkına gelen faturalarda düşüşler meydana gelecektir. Bahar ve yaz aylarında sebze ve meyve fiyatlarında meydana gelecek göreceli düşüşler dar ve orta gelirlilerin mutfağına olumlu olarak yansıyacaktır. Tabi bunun gerçekleşmesi ise çiftçinin sonbahar yaptığı ve ilkbaharda yapacağı ekimlere bağlı. Zira, litresi 1 Euro’ya yükselen (15 TL üzerine yükselen) mazot fiyatı köylünün belini bükmüş durumda. Hükümet istediği üretim artışının gerçekleştirebilmesi için çiftçinin kullandığı mazotta aldığı yüzde 18 KDV ve yüzde 21,5 oranını sıfıra yakın bir rakama çekmek zorunda. Bunun yapılması durumda çiftçi, gübrede ve diğer maliyetlerdeki artışlarını karşılayabilir. Buda doğal olarak tarladaki üretime olumlu yansıyacaktır.  

 

     TL’nin Euro karşısında (16’ya 1) değerde (!) bulunması doğal olarak ülkemizin turizm gelirlerinin artmasına (göreceli olarak katlanmasına) yol açacaktır. Gayri menkul alımında yabancıların üç büyük kentte konut, arazi almaya yönelik ilgilerinin artması da sürpriz olmaz.

 

     Mayıs ve Temmuz ayındaki emeklilere verilecek bayram ikramiyelerinin enflasyon oranında yada biraz üzerinde artışı, yine Temmuz ayında emeklilerin maaşlarına yapılacak enflasyona bağlı artışlar doğal olarak piyasayı canlandıracaktır. EYT’de beklentilerin karşılanması, memurların adeta dört gözle bekledikleri 3600 ek göstergenin çıkarılması zamlara bağlı hayat pahallılığından etkilenen kesimlerin ekonomilerini elbette göreceli olarak rahatlatacaktır.

 

     Satırlarımızda kısaca özetlemeye çalıştığımız ekonomide gelecek aylarda meydana gelecek gelişmelerden elbette iktidarıyla, muhalefetiyle tüm siyasi kesimler farkında.

 

     Türkiye’de özellikle mecliste yeterli çoğunluğa sahip olan iktidarlar doğal olarak kendileri için en uygun zaman diliminde halka gidiyorlar. Halkın önüne sandığı koyuyorlar. Bir iki seçim hariç bugüne kadar bu hiç değişmedi. İktidar her erken seçim tartışması sonrasında ısrarla seçimlerin vaktinde, 2023 yılının Haziran ayında gerçekleşeceğinin altını çiziyor. Bunu sonuna kadar sürdürebilir elbet. Ancak şunu göz ardı etmemekte gerek; İktidar daha önce gerçekleşen tüm seçimleri erkene alarak gerçekleştirdi. Muhalefet elbette bunu bildiği için ısrarla erken seçimi gündeminde tutmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde seçimleri nasıl ve hangi tarihte gerçekleşeceğini gerçekleşeceği anayasa da ifade edilmiş durumda. Cumhurbaşkanı kendi iradesiyle tek başına erken seçim ilan etme yetkisi bulunuyor. TBMM’nde partiler erken seçim kararı da alabiliyor. Bunun için meclis tam çoğunluğu olan 600 milletvekilinden 360 milletvekilini oy vermesi ile erken seçim kararı alınabiliyor. Erken seçimlerde cumhurbaşkanı ve parlamento seçimleri aynı anda gerçekleşiyor. Mecliste iktidarı temsil eden Ak Parti, MHP ve BBP’den oluşan Cumhur İttifakı’nın toplam milletvekili sayısı 334. (Ak Parti: 285 MHP:48 ve BBP:1) Şu an TBMM’nde toplam 581 milletvekili görev yapıyor. Bu da şu demek İktidardaki partiler 334 milletvekiline sahip. Muhalefette 247 milletvekili bulunuyor. Her iki grubunda meclisi erken seçime götürmeleri için gerekli 360 milletvekiline sahip değiller. Bunun olabilmesi ancak muhalefet partilerinden CHP veya İyi Parti yada HDP’nin hükümetten gelecek erken seçim kanun teklifine ‘Evet’ demeleri gerekiyor. Tersinden okuduğumuzda ise Ana muhalefet partisi CHP’nin önderlik ettiği Millet İttifakı’nın erken seçim için kanun teklifi vermesi içinde Ak Parti’ye ihtiyaç duyuyor.

 

     CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun yaptığı bazı konuşmaları değerlendiren siyasi analizciler, CHP’nin ve Millet İttifakı’ndaki diğer partiler, Ak Parti ve doğal olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sonbaharda bir erken seçim teklifine “Evet” diyecekleri mesajını verdiğinin altını çiziyor. Bir diğer analiz ise CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun 2022 yılı sonunda erken seçim için iktidardan bir teklif gelmemesi durumunda ise muhalefetteki partilerin 2023 yılı ile birlikte iktidarı elinde bulunduran partilerden gelecek erken seçim teklifine ise şimdiden hayır diyecekleri mesajını veriyor.

 

     3 Kasım 2002 yılında ülke yönetimine gelen Ak Parti’nin iktidardaki 20’nci yılında erken seçime gitme olasılığı giderek artıyor.

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapmak İstermisiniz ?


Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
16/08/2022 , 13:10:56
EKONOMİ
15/08/2022 , 12:20:24
GÜNDEM
15/08/2022 , 12:16:42
GÜNDEM
14/08/2022 , 15:33:44
GÜNDEM
14/08/2022 , 12:14:47
YAŞAM ve MAGAZİN
13/08/2022 , 21:41:26
YAŞAM ve MAGAZİN
 
Köşe Yazarları
Bütçede, müşavirler dışarıda, liyakat ise boşta kaldı...
Bir süre önce vefat eden Gaziemir’in müzik insanı Nusret Taşçı’nın anısına ...
Köşe Yazarları
1965 yılında İzmir doğdu. İlköğrenimini İnkılap ve Eşrefpaşa Ömer Lütfü Aka...
1973 yılında Turgutlu’da doğdu. İlköğrenimini Turgutlu’da ,orta ve lise öğr...
1972 yılında İzmir de doğdu.İlk ,orta ,lise ve üniversite eğitimini İzmir d...
Editörün Seçtikleri
Bütçede, müşavirler dışarıda, liyakat ise boşta kaldı...
Bir süre önce vefat eden Gaziemir’in müzik insanı Nusret Taşçı’nın anısına ...
Gaziemir'den Tüm Dünyaya Yerel Haberler. Bizi Aşağıdaki Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edebilirsiniz.
Bizi Takip Edin
bettilt giriş
" target="blank">
Genel Başlıklar
Site Haritası

ANASAYFA

Foto Galeri

Video Galeri

Linkler

Künye

İletişim