BİR HAYVAN OLSAM / THE LOBSTER
Yerel Haberci
Hava Durumu
Arşiv
Gazete Manşetleri
RSS Beslemeleri
Linkler
// echo $giris_bas;
AnaSayfam Yap
Sık Kullanlanlara Ekle
Bize Ulaşın
Ana Sayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Linkler

BİR HAYVAN OLSAM / THE LOBSTER

Facebook'ta paylaş
20/05/2021 , 12:32:14 Hit: 223

Bu ayki yazımda baharı, Yunan Tuhaf Dalgası’nın en gözde yönetmenlerinden Yorgos Lanthimos’un, yine hakkını verdiği bir filmle açacağız. 2015 yapımı The Lobster filmi Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un ilk uzun metraj İngilizce filmi olmasıyla da sinemasında önemli bir yer alıyor.  

 

Yalnız olmanın yasak olduğu bir dünya ve yalnızlara partner bulmaları için verilen 45 gün olduğunu düşünün. Ve eğer bu süre içinde partner bulamazlarsa istedikleri bir hayvana dönüştürülecekler. Evet yanlış okumadınız, partner bulamayan insanlar birer hayvana dönüştürülüyorlar. Lanthimos’un bu absürt distopyasında yalnız yaşamak bir suç.

 

Toplumda bir dayatma haline gelen evlilik kurumuna gözünü dikmiş Lanthimos bu sefer de. Film, “yalnızlığı” bir trajedi gibi gösteren sisteme ve topluma eleştirel yaklaşımını kara mizah ile sunuyor. Konuyu bu denli absürt bir yerden işlemesiyle de bizlere farklı bir şey izletiyor The Lobster.

 

Partner bulabilmek için gidilen bir tesiste eşleşen çiftler deneme süresine tabi tutuluyor ve çeşitli aşamalardan geçiyorlar. Eğer bütün aşamaları geçebilirlerse şehirde yaşamayı hak edebiliyorlar. Tesiste bireylere yalnız olmanın kötülükleri sürekli olarak empoze ediliyor. İki kişinin eşleşmesi için partnerleriyle benzer özelliklere sahip olmaları bekleniyor. Fiziksel ya da kişilik özelliği olarak çiftler birbirleriyle benzemeli ve uyum sağlamalı. Bu fikrin karakterlerimize nasıl işlediğini filmin ilerleyen dakikalarında da çokça görüyorsunuz.

 

Filmi birkaç parçaya ayırmak mümkün. Ana karakterimiz David’in (Colin Farrell) tesise gelişi, firar, yalnızlar ve tekrardan firar. Film boyunca karakterimizin kendisine dayatılan belirli kurallar içerisinde var olmaya çalışmasını izliyoruz. Hiçbir yere ait olamasa da belirli bir baş kaldırışını da görmüyoruz. Sistem ne zaman kendi çıkarlarına ters düşerse ancak o zaman, kendi için harekete geçiyor David. Bu yüzden de izlemeye alışkın olduğumuz tarzda “kahraman” bir ana karakter değil kendisi.

 

Filmin başrollerini Colin Farrell ve Rachel Weisz (Miyop Kadın) paylaşırken, Rachel Weisz’ı neredeyse filmin ortalarına kadar hiç görmüyoruz. Kendisi filmin başlarında bir anlatıcı olarak, sesi ile karşımıza çıkıyor.

 

Filmde “yalnızlar” diye adlandırılan, ormanda yaşayan vahşi “partnersiz” grup, merkezdeki sakinler tarafından kendilerine gün eklenmesi koşulunda avlanıyorlar. 1 yalnız 1 fazladan gün..  Kusurları olan ama işleyen bir sistemi izliyoruz.. Ormanın içinde kaçak olarak yaşayan bu grubun başındaki lideri de Fransız oyuncu Léa Seydoux canlandırıyor.

 

Lanthimos sinemasında daha önceden de karşılaştığımız bir diğer unsur da kadraja almadığı kafalar. Kadrajına almadığı kafalar ile o karakterlere kim olduklarından çok hizmet ettikleri amacın önemini atfederken, filmdeki karakterlerin neredeyse hiçbirinin ismi olmaması da onları kimliksizleştiren sisteme bir gönderme olarak görülebilir.

 

Filmin genelinde dinamiğe uygun klasik müzik kullanılıyor. Özellikle gerilimin arttığı sahnelerde müziğin yükselen temposu duyguyu geçirmede epey katkıda bulunmuş diyebilirim.  

 

Daha önceki filmlerinde az tanınmış oyuncularla çalışan Lanthimos için, The Lobster bu anlamda da bir dönüm noktası oluyor.

 

En son 2018 de çıkardığı uzun metraj filmi The Favourite ile kendini daha da geniş kitlelere duyurmayı başaran Lanthimos’un adını önümüzdeki yıllarda sık sık duyacağız gibi gözüküyor.  

 

Yunan Garip Dalgası’nın gözde yönetmeni Yorgos Lanthimos’un yenilikçi sinemasına giriş yapmak için harika bir film The Lobster. Peki bir hayvana dönüşecek olsanız siz ne olmak isterdiniz? Lanthimos’un seyir zevki yüksek kara mizah distopyasını izlediğinize pişman olmayacaksınız!

 

 

 

 

 

 

 

Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapmak İstermisiniz ?


Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
12/08/2022 , 11:37:23 Hit: 223
YAŞAM ve MAGAZİN
11/08/2022 , 12:04:45 Hit: 223
GÜNDEM
10/08/2022 , 12:38:14 Hit: 223
SİYASET
08/08/2022 , 13:58:55 Hit: 223
ÇEVRE
08/08/2022 , 13:57:07 Hit: 223
ÇEVRE
08/08/2022 , 12:13:38 Hit: 223
EKONOMİ
 
Köşe Yazarları
Bütçede, müşavirler dışarıda, liyakat ise boşta kaldı...
Bir süre önce vefat eden Gaziemir’in müzik insanı Nusret Taşçı’nın anısına ...
Köşe Yazarları
1965 yılında İzmir doğdu. İlköğrenimini İnkılap ve Eşrefpaşa Ömer Lütfü Aka...
1973 yılında Turgutlu’da doğdu. İlköğrenimini Turgutlu’da ,orta ve lise öğr...
1972 yılında İzmir de doğdu.İlk ,orta ,lise ve üniversite eğitimini İzmir d...
Editörün Seçtikleri
Bütçede, müşavirler dışarıda, liyakat ise boşta kaldı...
Bir süre önce vefat eden Gaziemir’in müzik insanı Nusret Taşçı’nın anısına ...
Gaziemir'den Tüm Dünyaya Yerel Haberler. Bizi Aşağıdaki Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edebilirsiniz.
Bizi Takip Edin
bettilt giriş
" target="blank">
Genel Başlıklar
Site Haritası

ANASAYFA

Foto Galeri

Video Galeri

Linkler

Künye

İletişim