Çalı Süpürgesi
Yerel Haberci
Hava Durumu
Arşiv
Gazete Manşetleri
RSS Beslemeleri
Linkler
// echo $giris_bas;
AnaSayfam Yap
Sık Kullanlanlara Ekle
Bize Ulaşın
Ana Sayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Linkler

Çalı Süpürgesi

Facebook'ta paylaş
Tahsin Amca ve süpürgesi yıllarca bir ''of'' bile demeden, gocunmadan bazen bir kuru yaprağın, bazen bir kağıt parçasının peşinden koşup durdular.
07/11/2019 , 19:37:35


Alacakaranlıkta, sokağımızdaki taş ve topraklardan gelen hışırtılar, dalga dalga odamın duvarlarında duyulur, uykumda dolanır, penceremin yanındaki yatağıma gölgeleri düşerdi.


Gecenin sessizliğinde, bu hışırtı sesleri en kuytu yerlerde bile yankılanırdı. Önüne kattığı kırık kalpleri ve yaralı gönülleri onararak uzak diyarlara götürürdü. Nice umut, sevinç ve güzellikleri yeni güne serpiştirerek alıcılarını beklerdi.

Hışır hışır sesler; yaz-kış, sıcak, demeden seher vakti horozlardan ve sabah ezanından da önce yol alıp duyulurdu.

Çok yorulunca bir duvara yaslanarak, soluğunu tazeler, yine düşerdi sokaklara bıkmadan,usanmadan….


Gürültüden ziyade farklı ritimlerde duygulu dokunuşlar gibiydi bu sesler. Kâh hüzzam olup hüzünlendirir, kâh mâhur olur sevinçten coşturur, kâh buselik olup aşkın gizemini hissettirir.

Sesler, bir çalı süpürgesinden geliyordu! Evet; dağ başında bir otken bir zanaatkârın elinden geçip mahallemizin çöpçüsü Tahsin Amca'nın nasırlı parmaklarında hayat bulmuş bir çalı süpürgesinden…

Tahsin Amca ve süpürgesi yıllarca bir ''of'' bile demeden, gocunmadan bazen bir kuru yaprağın, bazen bir kağıt parçasının peşinden koşup durdular.

Gel zaman git zaman mahalleli hışırtıların yerine 'gur, gur'' eden , güçlü bir ses ister oldu. Muhtar ve belediye başkanı yeni bir ses bulmak için yolara düşüp''gur, gur'' eden sesleri aradılar.

Sonunda ahalinin istediği gibi bir “gur gur” makinesi“bulundu. Sahnedeki yerini üstelik de protokolün huzurunda, alkışlarla bir cümbüş havasında aldı. Belediye reisi, methiyeler dizerek yere göğe sığdıramadı.

Vee, beklenen an geldi, “gur gur” makinesi alkışlarla çıktı ilk seferine. Aynı ritimde, duygudan yoksun, gürültülü bir ses yayıldı sokaklara.

Tahsin Amca ve çalı süpürgesi öylece bakakaldılar bir köşede. Yıllarca alacakaranlıkta sessiz sedasız emek vermişler, değil alkışlanmak şöyle dursun güzel bir söz bile duymamışlardı.

Tahsin Amca ve süpürgesi artık yoktu mahallemizin sokaklarında.

Aylar sonra çalı süpürgesini bahçe kapısının ardında gözden ırak bir köşede sessiz, boynu bükük gördüm.

Saçı başı dağılmış, çehresi bozulmuş, her yerini örümcek ağları kaplamıştı.Eski halinden eser yoktu.

Onu; çaresiz, eli kolu bağlı, işe yaramaz, bir kenara atılmış olarak görmek hüzünlendirdi beni. Nice zamanlar sokağımıza hizmet etmiş, bizlerden kalanları süpürmüştü. Böyle bir durumda bırakıp gidemezdim onu. Peki, ama ne yapabilirdim?

Köşeye atıldığı yerden çıkarmakla başladım o işe. Bedenini suyla temizledim, saçlarını güzelce düzelttim, özlediği taş ve toprakla buluşturdum onu. Sevinçten, uçan bir masal süpürgesine, dönüşüverdi. “Üstüme bin de Kaf Dağları'nın ardına götüreyim seni'' der gibi baktı gözlerime.

Bu arada balkondan bizi izleyen Tahsin Amca usul adımlarla geliverdi yanımıza. Vefalı tavrım. gözlerini nemlendirmişti. “Şimdi ne yapacağız, biliyor musun? bekle'' dedi. Az sonra rengarenk bezler, iplikler, pamuklar, düğmeler ve iğne iplik geldi. Bir mana veremedim. “Hem seni, hem de emekçi süpürgeyi mutlu edeceğiz ''dedi. Merak duygusu tüm bedenimi sardı.

Bahçedeki erik ağacının altındaki derme çatma tahtalardan yapılmış sedire geçtik. Başladık çalı süpürgesini süslemeye… Tahsin Amca Pinokyo'nun Gepetto Ustası oldu adeta. Çorapların içini doldurarak bir yüz, düğmelerden gözler ve kaşlar, renkli bezlerden bir gömlek… Bir de şapka takınca konuşuverecek sandım süpürge. Çalı süpürgesi adeta oluvermişti bir Pinokyo. Aynada görse tanıyamazdı kendini.

Tahsin Amca, çalı süpürgesi Pinokyo ve ben sedirde otura kaldık. Ellerimizi omuzlarımıza koyduk.

Yüzümüzde mutluluktan bir tatlı tebessüm belirdi. Pinokyo 'ya dönüşen çalı süpürgesini kucağıma alıp evin yolunu tuttum. Odamda, pencerenin yanında bir yer ayırdım ona. Ayak ucumda, bir zamanlar yorulmadan koşturduğu sokağa bakan pencerenin yanındaydı artık.

Bu hikaye vesilesiyle gece-gündüz hak yemeden, helal lokma peşinde koşan alın teri döken, göz nuru tüketen, emek vererek çalışan herkese selam olsun!

Esen kalınız…

 

 

 

Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapmak İstermisiniz ?


Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
23/10/2021 , 12:40:49
EDA TAŞKIN
23/10/2021 , 12:32:12
NAİME BEKEN
22/10/2021 , 11:08:02
EKONOMİ
22/10/2021 , 11:05:12
SİYASET
21/10/2021 , 10:12:03
SAĞLIK
20/10/2021 , 09:26:21
GÜNDEM
 
Köşe Yazarları
Köşe Yazarları
1965 yılında İzmir doğdu. İlköğrenimini İnkılap ve Eşrefpaşa Ömer Lütfü Aka...
1973 yılında Turgutlu’da doğdu. İlköğrenimini Turgutlu’da ,orta ve lise öğr...
1972 yılında İzmir de doğdu.İlk ,orta ,lise ve üniversite eğitimini İzmir d...
Editörün Seçtikleri
Gaziemir'den Tüm Dünyaya Yerel Haberler. Bizi Aşağıdaki Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edebilirsiniz.
Bizi Takip Edin