Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş
Yerel Haberci
Hava Durumu
Arşiv
Gazete Manşetleri
RSS Beslemeleri
Linkler
// echo $giris_bas;
AnaSayfam Yap
Sık Kullanlanlara Ekle
Bize Ulaşın
Ana Sayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Linkler

Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş

Facebook'ta paylaş
Prof. Dr. İhsan Turgut Hocamızın hatırasına…
11/05/2021 , 14:37:17 Hit: 60

Vakit bu vakit değil, sene 1990, aylardan Eylül, mekân Buca Eğitim Fakültesi;

Boynunda fuları, kalın çerçeveli kalın camlı gözlüğü, ekose ceketi, seyrek beyaz saçları, yüzünün iki yanını kaplayan favorileri ile yaşlıca bir adam girdi içeriye.

Pencerenin yanına yerleştirilmiş masaya doğru yavaş adımlarla ilerledi. Sandalyeye ağır ağır yerleşerek, yüzünü pencereye döndü.

Avucunu yanaklarına  koydu, başını hafifçe yana doğru eğdi ve  dışarıyı seyre daldı. Uzun bir süre korudu bu sessizliğini!

Şaşkın bakışlarla olup biteni idrak etmeye çalışırken bir anda;

“Yaaaaaa,  yaaaaaaa” sesleri işitildi!

Olaya bir bilinmezlik daha eklenmişti. Şimdi bu sesler de neyin nesiydi böyle?

Duvarlarda yankı bulan bu nidalar kürsüdeki esrarengiz adamdan geliyordu.

Zırhlı bir savaş gemisi gibi ağır ağır manevra yaparak dümenini bize doğru kırdı!

İlk defa yüz yüze gelmiştik. Sınıfımızın pencereleri büyük bir bahçeye bakıyordu. Bahçedeki heybetli çam, meşe ağaçlarının dallarından, yapraklarından kurtulan güneş ışıkları yüzüne vuruyor çehresindeki çizgileri derinleştiriyordu. Yüzü iyiden iyiye gizemli bir hal aldı.

Kimseden çıt çıkmıyordu. Gözlerimizin içine baka baka salvolara başladı. Ateş hattına girme sırası bizdeydi. Derin ve ağır bir ses tonuyla kendi kendine sorular sormaya başlamıştı.  Soru içindeydi sorular;

''Gerçek nedir? Yaşam nedir ? yaaaaaaa!'' , ''Şu  geçen  vagonlar nereye gider ne  taşırlar? ''!

Herhalde bizle birisi dalga geçiyor, şaka yapıyor olmalıydı! Ortada anormal bir durum vardı. Gülmek ile ciddi olmak arasında bocalıyorduk.

En son sorusu '' Ben kimim? '' oldu.

Bu soruyu birkaç kez tekrar etti. Kimse cevap verecek halet-i ruhiye  içinde değildi.

''Ben Prof.Dr. İhsan Turgut!  Soru sormadan, sorgulamadan cevap bulunmaz''dedi.

Profesör sözcüğünü duymuştuk. Unvan sıfatlarının ilk harflerinin büyük yazılacağını biliyorduk ama o ana kadar bu sıfatı taşıyan birisi ile karşı karşıya gelmemiştik.

Demek ki profesör dedikleri zat böyle karma karışık bir şeydi!

'Felsefe' nedir bilmeden, tam cevaplayamadan profesörü ile karşılaşmıştık!

Böylece eğitim felsefesi hocamız İhsan Turgut ile unutulması mümkün olmayan tek kişilik tiyatral bir oyunla tanışmış olduk!

Kürsüden indi, bastonuna yaslanarak koridora yöneldi.  Biz de öylece şaşkın şaşkın sınıf arkadaşlarımla bakakaldık.

Hocamızın ilk sınavı da sıra dışıydı.

İhsan Hocamız ezberlerimizi tek tek bozmaya devam ediyordu.

Yanılmıyorsam tahtaya üç veya dört soru yazdı.

Sonra ''Gençler sınav boyunca kitaplarınız açık kalabilir, arkadaşlarınızdan da yorum alabilir, süreyi de dert etmeden cevap verebilirsiniz” dedi!

Tecrübelerimizde böyle bir sınav tarzı yoktu. Arkadaşına bakmanın, kitap açmanın disiplin suçu sayıldığı bir eğitim sistemden geliyorduk. Beklenmedik bu durum karşısında uzun süre ne yapacağımızı bilemediğimizi hatırlıyorum.

Avrupa' da eğitim aldığı yıllara ait anılarını bizlerle paylaşmayı çok sever; hemen hemen her derste bir iki anısını anlatıverirdi:

Bir keresinde, bir gün Fransa'da metroda yolculuk sırasında, uzakta iki sevgili ilişti gözüme. Çok mutluydular, birbirlerinin gözlerinin içine aşkla bakıyorlardı. Uzun uzun onları seyretmişim ki birisinin arkamdan  omzuma  dokunduğunu hissettim! Fransız bana “Mösyö, mösyö lütfen gençleri rahat bırakınız''dedi .  Yaaaaa! O zaman anladım ki  ben Fransa'dayım. Yaaa! O zaman  anladım ki ben Paris'teyim.  

İhsan Hocamız yine bir gün sabah işe gitmek için evinin önüne park ettiği arabasını aramış taramış bulamamış. Polise kayıp ilanı vererek fakülteye gelmiş ki ne görsün! Kımızı renkli Lada Mark arabası park halinde duruyor. Neden sonra bir gün önce arabasına binmeden evine gittiğini hatırlıyor.

Böyle de dalgın bir yapısı vardı. Bu dalgınlığı ile çokça dalga geçer, yüzümüzde tebessümler bırakırdı.

Derslerinde O'nun, Felsefenin Temel Sorunları, Eğitim Üzerine Felsefi Bir Deneme, Sanat Felsefesi, Tarihte Tatil, Şölen, Bir Toplumun Çıkmazları adlı kaleme aldığı kitaplarını okuduk. Rousseau'nun Emile' ini, Cervantes'in Don Kişot' unu O'nun anlatımıyla dinledik.

Bize her kitabı imzalayarak verirdi. Hala kütüphanemdedir o kitaplar. Kitapçılarda yeni basımlarını rastlayamıyorum artık!

İhsan Turgut Hocamızın kitaplarının, sahafların o tozlu, o kitap kokulu dağınık raflarında bulunmayı beklediğini düşünüyorum!

Herkes yaşamının bir döneminde, İhsan Turgut gibi hayata renk ve anlam katan özel insanlara rast gelmiştir!..

Kimi zaman  ustası, kimi zaman arkadaşı, kimi zaman  bir öğretmeni üstlenmiştir bu rolü!

Mesleğe atıldığımız ilk  yıllarda da gönüllü olarak   arkadaşlarımızın çalıştığı okullara giderek o karizmatik  duruşuyla, ağır ve derin ses tonuyla bilgilerini tecrübelerini  öğrencilerle paylaşmıştır.

Belleğimizde derin izler bırakan İhsan Turgut Hocamız, fakülte arkadaşlarımla bir araya geldiğimizde yaptığımız sohbetlerimizin öznesidir hala!

O'nu anmadan, anlatılan o yıllar eksik kalır, renksiz kalır.

Her şey gelir geçer, unutulur.

Lakin; Baki kalan, bu kubbede hoş bir sada imiş!

Aşık Veysel' in ''Ben giderim adım kalır, dostlar beni hatırlasın'' dizeleriyle,

İhsan Turgut Hocamızı, rahmetle ve şükranla yâd ediyorum.

Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapmak İstermisiniz ?


Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
23/10/2021 , 12:40:49 Hit: 60
EDA TAŞKIN
23/10/2021 , 12:32:12 Hit: 60
NAİME BEKEN
22/10/2021 , 11:08:02 Hit: 60
EKONOMİ
22/10/2021 , 11:05:12 Hit: 60
SİYASET
21/10/2021 , 10:12:03 Hit: 60
SAĞLIK
20/10/2021 , 09:26:21 Hit: 60
GÜNDEM
 
Köşe Yazarları
Köşe Yazarları
1965 yılında İzmir doğdu. İlköğrenimini İnkılap ve Eşrefpaşa Ömer Lütfü Aka...
1973 yılında Turgutlu’da doğdu. İlköğrenimini Turgutlu’da ,orta ve lise öğr...
1972 yılında İzmir de doğdu.İlk ,orta ,lise ve üniversite eğitimini İzmir d...
Editörün Seçtikleri
Gaziemir'den Tüm Dünyaya Yerel Haberler. Bizi Aşağıdaki Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edebilirsiniz.
Bizi Takip Edin